Küsme Hakkı
Yalova yazlarında öğleden sonra eğlencemiz yandaki hayalet sitenin plajında rugby maçı yapmaktı. Bir gün maç sırasında biri yüzüme kum attı. Denize gittim, gözümü yıkadım, batmanın azalmasını bekledim ve maça döndüm. Sonrasında da bişey demedim, takılmadım açıkçası, bilerek yapmamıştır sonuça, kum ve rugby yani, gayette olabilirdi.
Hafif mahçup daha çok şaşkın bir halde maç bitimi beni kenara çekti. Ben bilerek attım kumu yüzüne dedi. Daha önce de yapmış bu tarz şeyler, ben hiç aymamış ya da tepki göstermemişim ya da sakin sakin bişiler demişim. Merak etmiş hangi aşamada patlıyorum diye. Sınırımı zorlayası gelmiş. Bu sefer kesin demiş. Özür falan dilemedi, sadece "nasıl böyle olabiliyosun?" diye sordu, ben de "bilmiyorum" dedim.
Bilemedim o zaman; dolayısıyla diyemedim ki bizde küsme yasaktı, bana küsmek yasaktı, ben küsmeyi bilmiyorum diye. Hayatta yeterince art niyetli insan yokmuş gibi, bi de senin gibi insanların bencilce zarar vermesine kapı açıyorum, aynı kişinin tekrar tekrar aynı yerden yaralamasına izin veriyorum... diyemedim... bilemedim...
yolda bunu unuttum, hatırladım, sonra yine unuttum... şimdi hatırladım!
accık içim sızlıyo hala, kırgınım. bu da geçer. olsun.
ben bu filmi izledim, şimdi bi küstahlık daha yapacak, hazırım bekliyorum.
ama! artık izin vermiyorum.
Allam; ben artık küsme hakkımı kullanıyorum. sabır sınırımda yeni ayar istiyorum. iyi geceler. Amin!
Şebnem Özenç
... tüm kalbimle
Şebnem Özenç