Bekle...Bekle...
Her zamanki gibi sana gündüzlerin sesi, gecelerden daha uzaktır.
Malum geceler eski dost, büyün alacaşafaktır, çiylenerek tohumlanan nasıl da parlaktır.
Yıldızlar daha yakın, farklı olarak güneş de arkandadır.
Bildiğin yeter, bilmediğin kulağındadır.
Bu devir jupiterinle buluşulacak, beklenen vücut bulacaktır.
Hazanbel kalemin, renkler sesinle kanatlanacaktır.
En korkunç canavarlarla sınavın bitmişken, dikkat et bu kayıp ruhların sesi sana tuzaktır.
Bu savaş çağrıları son çareleridir. Dinleme! yeni şafakla elbet uzaklaşacaktır.
Geçmişte en derin karanlıklarla savaş böyle öğretilmiş, o ışık dediğin aslında birarada mumlardır.
Eski bir savaşçının gözyaşları lanetlidir. Artık kılıcın gözlerin, kalkanın kalbindir.
Bekle Persephone bu açılan kapılar yeraltı, yeryüzü, hatta göklerden daha engindir.
Kimse bilmez geçtiğin yolu, senin nişanın gizemlidir.
Sonsuz ateşin başında şarkını mırıldayan, LaLoba senin yolunu bilir.
Elbet herşey pembe değildir ama artık dragonlar da, periler de içindedir.
Söğüt ağacının altında hazinen, işte tüm bunlar senin rehberindir.
Bekle... bekle... venüs'ün kızı, şimdi bu rüzgar çok önemlidir!
... tüm kalbimle
... daima sevgiyle
Şebnem Özenç