Ah La Luna
Ah La Luna! Hani vardır ya aileye gelen enişte, yenge ile olur o yaşlarda; eski eşimin 5 yaşındaki kuzeniyle büyük aşk yaşadık. Çok ilginç anılarımız ve etkileşimimiz oldu görüştüğümüz süre boyunca.
Hayatım boyunca ilk ve tek, en tatlı tacizi onunla yaşadım mesela. Normalde ben de büyüklerle sohbette pek başarılı olmadığımdan maaile toplanmalarda diziler gerçek hayat gibi tartışılırken, masa üstünde başka masa altında gizli bambaşka dünya dönerken biz kaçıyoruz. Sohbet, oyun, masallar falan takılıyoruz. O gün; içerden koşarak geldi ve elimden tutup beni odasına çekti, karşısına oturttu. Kafasında bi plan var belli. Önce bi masal anlattı. Hani Freud sevmem, ben Jung'cuyum ama bunun ardından bişi gelcek hissediyorum. Merakla bekliyorum. Sonra şortunu açmak üzere elini beline götürdü. "benim de pipim var! haberin olsun" dedi. Hafif panik oldum itiraf edeyim. İstemeden travmatize etmek istemiyorum çocuğu. ilk kayıtlar önemli biliyoruz ve o kadar saf ve masum ki.. elimle yavaşça onu durdurup, bi-iki hızlı cümleyle kibarca toparlamaya çalıştım durumu. Sonradan öğrendim ki kuzeniyle evleneceğimi öğrenince kriz olmuş, evdekiler kendilerince esprili bir açıklama yapmışlar. O da o söylenenin konu olmadığı ve onunla evlenebileceğim konusunda beni ikna edebileceğini düşünmüş.
Düğünde ben 789. kişiyi öpmekten hafif havale geçiriyor vaziyetteyken uzakta onu ağlarken gördüm. Meğerse pek kederliymiş miniğim. Yanına gittim, gönlünü aldım, öptüm ve düğün fotosu çekildik yakışıklımla. Sorun böylelikle çözülmüştü. Çocuk işte!
Evlendikten bir süre sonra, o gece rüyamda kız çocuğum olacağını görmüştüm. Öyle bir planım yoktu henüz ama düşüncelerde, duygularda dalgın haldeydim. O gün öğlen ziyarete gelecekler eve. Belki yolda büyükler aralarında bişiler konuştu, bilmiyorum ama Tesadüf bu ya! Kapıyı açar açmaz üzerime koştu ve karnımı yumruklamaya başladı, "kız bebek istemiyorum, hayır kız bebek yapamazsın" diye bağrınıyor!?
İlerleyen zamanlarda benim tarafımda başka krizler baş göstermeye başladı. Hem çözmeye hem başetmeye çalışıyorum. Çok aklım almıyo, anlamıyorum; bu kadar da olurmuydu, ben mi yanlış anlıyodum acaba? Yazlıkta maaile oturuluyor. masa altından sürekli gizli saldırılar falan, daralmışım. Nefes almak için merdivenlere oturdum, ordan dinliyorum, izliyorum. Beni orda görünce bir süre sonra yanıma geldi. Bidik ellerini dizime koyup, sana şimdi bi masal anlatcam şebnem dedi. Ormandaymışız, çok güzel bir ormanmış ama kötü kalpli kurtlar varmış ve o kurtlar bana zarar vermek istiyormuş. ama hiç korkmama gerek yokmuş çünkü o bize güzel ağacın içine ev yapacakmış.." tüm detayları ile anlattı evi falan, kurtlarla nasıl savaşacağını.
Başka bir gün... bir yerden eve dönerken yine maaile toplantısına uğradık. Neyse çaylar içildi, hım hım sohbet ediliyor. çay tazelemeye yardım edeyim anne dedim, mutfağa onunla gitmek üzere kalktım. İkimiz yalnız mutfağa gideceğiz. Bunu görünce oyuncaklarını bırakıp olduğu yerden koştu. Kollarını açarak aramızda zıplamaya ve "hayır ona bişey yapamazsın, izin vermem" diye bağırmaya başladı. Bu sefer müdahale etmedim, karşı tarafın ne yapacağını merak ettim açıkçası. Tekrar kalabalığa gelene kadar sürdürdü bunu ve sonra tekrar oyuncaklarının başına döndü. Orda annesine ve dedesine güvendiğini sanıyorum, onlar severdi beni.
Bu da son görüşmemizdi; sonra diğer yandan gerçekte olanlar iyice patlak verdi ve sonuçta boşandım. Bunca zaman sonra bu hikaye şimdi niye aktı içimden hiçbi fikrim yok. Aslında; şimdi tam da en güzel aşklar yaşındasın. Çok sev, çok sevil küçük Onur.
... tüm kalbimle
... daima sevgiyle
Şebnem Özenç