Kadın Olmak
Hayatımda dönüşüm süreçlerinde; iki adım ileri bir adım geri zaman isteyen konular oldu, aynı konunun yıllar içinde katman katman açıldığı veya bir yandan hayat devam ettiği ve aynı zamanda çevredekiler de artı/eksi hareket ettiği için dönüşüp dönüşüp karşıma tekrar çıkan dinamikler de oldu. Doğal olarak “Kadın olmak” konusu bunlardan biri.
Kadın olmak, Kadınlığını kabul etmek deyince;
ilk başka kadınlara bakmışım. Rol Modeller, örnekler. Çoğunlukla da geri adıma neden olan bir yaklaşım çünkü doğru model yok, tek doğru yok.
O olmayınca karşı cinse bakmışım. Hayattaki rollerde kadın olmak ne demek. Kız çocuğu, karı/eş/sevgili, (kız) arkadaş, abla, kadın çalışan... korkular, tabular… orada da aynı dava.
Ayrıca çatışmalı yaklaşımlar var. Söylenen, öğretilen, beklenen ve sergilenenlerde zıtlıklar var. Bir yerden tutsan diğer taraftan kaçıyor. Bütün kadınlar (insanlar) bir şekilde yaralı. Geldiğimiz yol bu. İçinden çıkmak mümkün değil.
Yani hep ROLLER ya da CİNSİYET’e dair resimler belirmiş zihnimde ve kadın/erkek olmanın bunlarla alakası yokmuş. Söylenmek istenen, görülmesi beklenen bu değilmiş. O zaten yapabilince kendiliğinden gelirmiş. Her kadında kendine has ve özel şekilde.
Yaşama bu gözle bakma fırsatım olduğunda bunu farkettim. Daha doğrusu (alanda) yaşama "BEN DE KADINIM" dediğimde başka türlü şeyler farketmeye başladım. ilki "kadın olma fikrine dair sandığım, bildiğim herşey yanlışmış!!" Sadece bu, tıpanın açılması gibi bir etki yarattı. Artık “gerçekte ne olduğu” fikrine açığım. artık öğrenebilir ve hatta belki yapabilir, olabilirim.
Şuan için bulduğum şeyi anlatması zor... Kendini kabul etmek, varlığını ve doğanı kabul etmek gibi aslında. Kendi doğama özgü ait olduğum bir tür "güç" ile bağlantı kurmak gibi. Şimdi daha anlamlandı spiritüelizmdeki eril/dişil - yin/yang olayı. Biraz daha bütün olmak gibi bir his.
Pastayı süsleyen, bitkileri çiçeklendiren, renk ve neşe katan buymuş. Aklımı esneten, eylemlerime uygun amaç veren, yaratımlarımı güzelleştiren ve zenginleştiren, bağlarımı güçlendiren ve sevgi katan, bu güç... kaynak… adı herneyse.
Aslında basitçe; Kendin olmanın, rahatlıkla gerçeğini, doğalını yaşamanın hafifliği belki de. “Kadın olmak” zor iş, büyük iş gibi algı yaratıyordu sanırım. Kendin olmak zaten kadın da olmak demekmiş. İşte bu kadar basitmiş.
Bu yeni bir algı, yoldayım, öğreniyorum.
...tüm kalbimle
... daima sevgiyle