OYNAMIICAM!


Hayatımın kıymetlimiss acıları, kıymetlimisss dramaları;
üzüntüden, hüzünden, kaygıdan... içim kıyıldı, Yeter!
Ben aRtık bu oyunu oyy na mıııı cam !!!


Öyle bir yerde duruyorum ki; artık geri dönemem! Görmemiş gibi, duymamış gibi yapamam. Tekrar o gözlükleri takamam, bile bile yanılsamaya inanamam, bile bile yanılsamayı yaşayamam. Çünkü artık biliyorum.

Öyle bir an’da duruyorum ki; henüz eşikten geçemem! Acıyla bulduğum yollarımı, ızdırapla ördüğüm emeklerimi öylece bırakıp gidemem. Sadece egomun oyuncağı haline geldiği için değil, bi süre mızmızlanıp başka oyuncak bulacaktır. O öyle! Bu zamana kadar bu dünyadaki en değerli oyuncak ‘acı’ olduğu için. Ruhumu büyüttüğü için. Beni bu eşiğe kadar getirdiği için. Beni -şu anki- ben yaptığı için.

Şimdi, öylece duracağım. Eşikte. Ve arkama bakacağım, başka bir gözle. Eşiğin üstünden, biraz yükselerek. Çilelerden geçmek makbulken iyi oynamış mıyım diye. Acıların ne kadarını egoma yem, ne kadarını ruhuma besin yapmışım diye. Ne kadarını öğrenmişim, ne kadarını yine unutmuşum diye. Sadece bakacağım.

Önceki eşiklerde; ilk önceleri kutularla, bavullarla geçmiştim. Sonraları sırt çantasıyla ya da çok önemli üç-beş kitapla. Yük olmaktan başka hiçbir işe yaramamış, orada çalışmamış, üstelik çoğu girişte kalmıştı getirdiklerimin. Bu eşikten de kıyafetlerimle geçeceğim, evet! ama taşıdıklarım değil, ben farklıyım bu sefer. Belki bu eşiğe uygun bir kıyafet bulurum kendime, belki üzerimdekilerle geçerim yine.

Kimbilir!? ..... Ne farkeder!? ..... Daha çok eşikler var .. Taa ki ‘olduğum gibi’ geçene kadar.



...tüm kalbimle
......daima sevgiyle

Şebnem Özenç