Ekinoks ile Tazelenme Meditasyonu
Yeni
Dünya’nın ikinci yılında, 21 Mart Ekinoksunda, geçtiğimiz dönemin uyku
sersemliğini üzerimizden atmak için harika bir zaman.
(Ekinoks bahane ;) her zaman kendi kendinize uygulayabileceğiniz örnek bir çalışma )
2012’ye kadar; kimimiz hayatın ittirmesiyle, kimimiz ruhun dürtüklemesiyle yoğun bir şekilde öğrenmeye ve arınmaya adandık. Bir hastalığın, en yakınından birinin veya büyük bir olayın vesilesiyle hayatın bakmadığımız yönlerine bakma durumunda kaldık. İç dünyamız değişmeye başladı.
*** Meditasyon sırasında, geçmişle ilgili herhangi bir duyguyu 'zihinle' dönüştürmek için zorlamayın kendinizi. Bu aslında bastırmak ya da kovmak ile eşdeğerdir ve çalışmaz. Kendinize, hayatınıza dışarıdan bakmayı tercih edin. "Hmm bu olay beni hala rahatsız ediyor" veya "Bu duyguyu hala taşıyorum ve bu beni aşağı çekiyor" gibi tespitler yapabilirsiniz. Osho 'tanık olmak' deyimini kullanır. Tanık olarak izleyebilmek birçok değiştirme çabasından daha şifalandırıcıdır.
Geleceğe bakışta hayal kurabilirsiniz. Hem meditasyon için zihni oyalar hem de güçlü etkiye sahiptir. Bunun yanı sıra, daha çok temel ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi farketmeye odaklanmanızı tavsiye ederim. Böylece tatminsiz yaralı ego yerine ruhu doyurabilirsiniz. Bizim tutturduğumuz birçok şey genelde sadece araç. Temel ihtiyaç veya arzumuzu farkettiğimizde gerçekleşme yolunda sonsuz olasılığa kapı açmış oluruz.
Meditasyon (ek bilgi): http://eagleguardians.blogspot.com.tr/2013/03/meditasyon1.html
(Ekinoks bahane ;) her zaman kendi kendinize uygulayabileceğiniz örnek bir çalışma )
2012’ye kadar; kimimiz hayatın ittirmesiyle, kimimiz ruhun dürtüklemesiyle yoğun bir şekilde öğrenmeye ve arınmaya adandık. Bir hastalığın, en yakınından birinin veya büyük bir olayın vesilesiyle hayatın bakmadığımız yönlerine bakma durumunda kaldık. İç dünyamız değişmeye başladı.
Bazılarımız
süreçlerini, yöntemlerini paylaştı, kendininkiyle birlikte başkalarının da kalbine
ulaşmaya çalıştı. Bir’liğe giden yolda, ilk birleşmelerin tohumlarını attı.
Yine de bişi eksik, bişi fazla, bişi farklı olmalı derken... Asıl Gerçek’i ve
Gerçek Sevgiyi arayışımız 2012’ye kadar sürdü. Hayatlarımız alt-üst oldu ama
“beklenen zamanların geldiği” hissiyle, tanımlayamadığımız bir şevkle tutunduk.
Biz tutundukça o sallandı, o sallandıkça biz tutunduk.
21
Aralık 2012 gerçekleşmeyecek kadar uzak bir tarih gibi geliyordu. Korku ve
endişeyle karışık kıyamet mi kopacak, dünya mı batacak, kıyam uyanışmış
tartışmalarının ardından... sağ salim 2012’yi atlatmanın şokunu üzerimizden
atamadan 2013’ün zorlayıcı enerjileriyle başbaşa kaldık.
O
beklenen zaman gelmiş, eksik/fazla/farklı bişi değişmiş, başka bir deyişle perde
kalkmıştı. Asıl Gerçek, Gerçek Sevgi gün gibi ayyuka çıkmıştı ama biz
bakamayacak kadar yorgun ve göremeyecek kadar kaos içindeydik.
Bu
zamana kadar sakince yaşayıp giden kişilerin bile, farkında veya değil,
spiritüel veya değil, hepimizin hayatlarında büyük çalkalanmalar oldu... hatta
toplumlar, ülkeler bazında. Tabiiki büyük resimde hayırlı olan, hakikat ve
sevgi içermeyen unsurların görünür olması ve arınmasıyla ilgili bu süreç.. ama!
Değişim kendi başına zorken hızlı ve büyük bir değişime itilme... bildiğimiz
yöntemlerin artık işe yaramaması... tutunduklarımızın parçalanması.... panik
halinde ve kendini bilmez halde dolanan ruhlar haline geldik. Eski kıyafetler,
eski aletler, eski sistemler ile, yeni insanlara, yeni enerjilere, yeni
fikirlere, yeni gelecek vizyonuna uyandık... saklının aleni, görünmezin
görünür, doğru bilinenin yanlış, yanlış bilinenin doğru olduğu bir dünyaya uyandık.
Belki de gerçekten 2012’ye kadar plan yapmıştık ve gerisi sadece umuttu,
kimbilir ;)
Şimdi,
bir dakika geri bir adım atıp, derin bir nefes alalım. İyi iş çıkardık! Uzun ve
zorlu bir yoldan geldik ve gittikçe ferahlayacak da olsa, yeni uzun bir
yolculuk bizi bekliyor. Bir mola alma, dinlenme zamanı. Tazelenme, kendine
gelme zamanı. Güç toplama, beslenme zamanı. Hatırlama zamanı!
Geçmişte
yaşananların yaralarını saralım, acılara veda edip öğrenmişlik kütüphanemize
alalım, fırtınalarla değişmiş sınırlarımızı çiçeklerle süsleyelim, artık hizmet
etmeyen eskileri gönderelim yeniye yer açalım.
Gece
ve günün eşitlendiği Ekinoks zamanında, biz de bireysel olarak geçmişimizi ve
geleceğimizi bi an için eşitleyelim, dengeye getirelim ve geleceğe doğru
eğilmeye başlayalım. Attığımız tohumları gözden geçirip, bu bahar ruhun
tohumlarını da besleyelim. Gelecek Bahçemiz’e bakım yapıp, hazırlayalım!
Bu
Bahar Festivalinde biraraya gelerek, GEÇMİŞİMİZİ ve YENİ GELECEĞİMİZİ KUTLAYALIM!!!
UYGULAMA
Rahatsız edilmeyeceğiniz bir odada meditatif bir ortam
hazırlayın. Mum, tütsü, sözsüz hafif müzik, loş ortam hoş olacaktır.
Meditasyon saatinden 5-10 dk önce uzanın. Bedeninizin
rahatlaması için vakit ayırın. Gözlerinizi kapatın. Diyaframdan üç-beş sakin,
derin nefes alın ve yavaşça verin.
Nefesi bedeninizin ritmine bırakın ve “Sevgili Başmelek Mikail, negatif eterik
bağlarımı kesmeni, auramı ve bu odayı meditasyon için arındırmanı ve korumanı
rica ederim” niyeti edin.
Dünya Ana’nın kalbinden yükselen enerjinin ayak
tabanlarınızdan ve kök çakranızdan girdiğini imajine edin ve enerjinin
sırasıyla kök, sakral, solar, kalp, boğaz, 3.göz ve taç çakraya çıktığını ve
kaynağa doğru yükseldiğini, tüm bedeninizin bu enerji ile dolduğunu imajine
edin. Aynı şekilde tersten.. kaynaktan gelen enerjinin taç çakradan girdiğini
ve çakralarınız boyunca ilerleyip kök çakra ve ayak tabanlarından çıktığını ve
dünya ana’nın kalbine ulaştığını imajine edin. Artık bir ışık sütunu
içindesiniz. Hayal etmeniz veya aklınızdan geçirmeniz yeterli.
Kendinizi hazır hissettiğinizde niyetinizi edin ve
kendinizi 45-60 dk enerjiye bırakın. Bittiğinde yavaşça kalkıp, su için.
Bu meditasyona katılan herkesle ruhsal bir alanda (herkes
kendi kristal piramidinde) hep birlikte olduğumuzu imajine edin. Kendi kristal
piramidinizde, yeniçağ rehberlerinizin eşliğinde gerekli ayarlar (arınma, şifa,
mesaj vb) yapıldıktan sonra meditasyonun sonunda grup enerjisi biraraya gelerek
bu dönüşüm enerjisi topraklanacaktır.
Niyet Cümlesi:
“ Yüce Yaradan’ın izni, Yüksek Benliğimin gözetimi,
Rehberlerimin refakatinde;
Şimdi geldiğim yola bakıyorum... Beni ben yapan
duygularıma, düşüncelerime, bedenime... yaşanmışlıklarıma, öğrenmişliklerime,
deneyimlerime sahip çıkıyorum.
........
Şimdi geleceğime bakıyorum... ruhumun sesine, ruhun
bilge planına ve rehberliğine kulak veriyorum.
........
Şimdi An’ıma odaklanıyorum. Geldiğim yolun
farkındalığında, aydınlık geleceğimin ışığında, tüm benliğimde ve tüm
hücrelerimde, bugünümü.. anımı içime
sindiriyorum.
........
Arındım... tazelendim... topraklandım... Teşekkür Ederim
”
*** Meditasyon sırasında, geçmişle ilgili herhangi bir duyguyu 'zihinle' dönüştürmek için zorlamayın kendinizi. Bu aslında bastırmak ya da kovmak ile eşdeğerdir ve çalışmaz. Kendinize, hayatınıza dışarıdan bakmayı tercih edin. "Hmm bu olay beni hala rahatsız ediyor" veya "Bu duyguyu hala taşıyorum ve bu beni aşağı çekiyor" gibi tespitler yapabilirsiniz. Osho 'tanık olmak' deyimini kullanır. Tanık olarak izleyebilmek birçok değiştirme çabasından daha şifalandırıcıdır.
Geleceğe bakışta hayal kurabilirsiniz. Hem meditasyon için zihni oyalar hem de güçlü etkiye sahiptir. Bunun yanı sıra, daha çok temel ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi farketmeye odaklanmanızı tavsiye ederim. Böylece tatminsiz yaralı ego yerine ruhu doyurabilirsiniz. Bizim tutturduğumuz birçok şey genelde sadece araç. Temel ihtiyaç veya arzumuzu farkettiğimizde gerçekleşme yolunda sonsuz olasılığa kapı açmış oluruz.
Meditasyon (ek bilgi): http://eagleguardians.blogspot.com.tr/2013/03/meditasyon1.html
... daima sevgiyle
Şebnem Özenç