Özlemm!

 


Şöyle bi bak hayatına, bir kelime, bir duygu söyle, seni en çok tanımlayan deseler; “özlem” derdim. 

Nerde başladı bilmediğim, kimbilir nelere sayamadığım, yenilerini eklediğim, bitmeyen bi özlem. bi özlem ki; ordayken burayı, burdayken orayı özlemek gibi hep. 

Hasret belki doğru kelime ama “özlem” bacamı tüttürüyor. Hasret deyince bi kabulleniş var, bi vazgeçiş sanki, yüreğime yakıştıramadığım. Kavuşmalar bir gün, bir yerde gelecek der gibi özlem; umut var belki. 

Halbuki hasret kadar eski, hasret kadar büyük özlemlerim. Hasret gibi hep uzak sanki. Çoğu neye bilmediğim, hatırlamadığım. Ama özlem işte! Hep orada, hep sessiz, hep derin. 

Denizlere sarılmanın söndüremediği, Dağların doruklarında güçlü rüzgarların götüremediği, Bembeyaz karla kaplı ya da rengarenk çiçek tarlalarının dindiremediği… bi özlem.

Bi koku, bi ses, bi esinti, belki ılık bişey, bazen bi gülüş, bi bakış, en çok; yıldızlara bakınca, ufukta denizin gökyüzüyle birleşmesinde.. hatta; en huzurlu, en neşeli anlarımda; hep kalbimin bi yerinde ince ince tınıyan, tatlı tatlı sızıyan… bi özlem; taşımaya barıştığım, ben buyum, böyleyim kabul ettiğim.

Ondan belki yıllarca insanların bana Özlem diye seslenmesi, ondan belki her seferinde, yabacısamadan yüzümü dönüp, efendim demem. 

Ben ben’i bulduktan sonra; en zor kavuşmalara kavuştuktan sonra bile! Belli ki var hala bi beklediğim, belli ki var bi kavuşma daha ya da kavuşmalar… belki o asıl kavuşma hala beklediğim… kimbilir?!

… tüm kalbimle
… daima sevgiyle

Şebnem Özenç