Affetmek

 



Sözde spiritüel tuzaklara dikkat edin. Size kötülük yapan kişiyi öğretmen veya ruhsal, karmik borç olarak kabul etmeniz sizi mağdur modunda tutar ve gerçek bir iyileşme, gerçek bir affetme olmaz. Bu psikolojide nevroz diye tabir ettiğimiz geçici baş etme yöntemidir. Beyin acıyla baş etmek için başka bir gerçeklik yaratır ve içini rahatlatır.

Kalp ve ruh, hatta şaşırsanız da; zihin bile gerçeğin peşindedir. Sorun tek başına karar vermeye çalışmalarıdır. Hafiflik hissi burada başlar. Acının içinden geçmek düşünüldüğü kadar zor değildir. Hatta düşünürseniz; acı içinde kalmak, gizli gizli ateşin közünü söndürmeden taşımak daha zor değil mi?

Her ne yaşandıysa siz de o dönem elinizden geleni yaptınız. Belki olmayacak şeylere evet dediniz, bunun içsel birçok nedeni olabilir veya o dönem için başka çare bulamadınız. Sonuçta bildiğiniz en iyiyi yaptınız, olabildiğiniz en iyiyi yaptınız oldunuz. Affetme ritüellerinin kaynağında hep kendini affedebilmek vardır.

Size kötülük yapan fail, belki yaralı belki hasta bir ruh olabilir. Bu yaptıklarını haklı çıkarmaz. Sadece yeni bir anlayış geliştirebilirsiniz. O da bildiğini yaptı. O da insandı. Kişi değil “durum” öğretmendi. Başkasını affetme yolu bu olabilir. Sizi özgürleştirecek olan budur.

Şimdi bir kez daha yaşanana bakıp, bundan sonrası için izin vereceğiniz yada vermeyeceklerinizle ilgili yeni kararlar alabilirsiniz.

… tüm kalbimle
… daima sevgiyle

Şebnem Özenç