95 Yaşında
Spor ayakkabısı, şapkası ve bastonuyla tatlı tatlı yürür her öğleden sonra. Göz aşinalığı gönül aşinalığına dönüştü. Selam etti bir gün. Gülümseme ile cevap verince durdu.. kendi kendine yetmene bayıldım dedi, ben 95 yaşımdayım tek duam bu şuan. Kalbim sağlam, böbreklerim sağlam ama işte… beden yavaş yavaş gidiyor artık onu anladım dedi. Yatalak olacağım, yük olacağım diye korkuyorum dedi. Beni de rahatsız etmemek için erken kesti muhabbeti, gitti.
Ertesi gün yine karşılaştık. Ben laf attım. Daha dinç yürüyorsunuz bugün, maşallah dedim. Hikayesini anlattı biraz daha… 5 kızım var.. ben sadece para getirdim, ev sağladım ama onları gurur duyduğumuz şekilde yetiştiren rahmetli eşimdir dedi. Ruhu şad olsun dedim, rahatsız oldu ilk, sonra devam etti. Ölmeye hazırlanıyorum dedi üstü kapalı, bilgece.. giderken “görüşmek üzere” dedim. Duydu ama başını bile sallamadan yoluna devam etti. Gözlerim doldu.. düşüncelere daldım.
Bugün yine karşılaştık. Görünce sevindim. Sevinçle anlattı; bugün eski bir dostla sohbet yaptık ondan geç kaldım dedi… torunlarım geldi ziyarete akşam onlarla olacağım… gözünüz aydın dedim, çok sevindim. Seni görürüm diye umarak geldim dedi… Sana bir şey alsam, getirsem keşke ama yürüdüğüm yolda sana uygun bir şey yok. Dedim selamınız yeter. Görüşmek üzere!… başını salladı bu sefer, tatlı tatlı yürümeye koyuldu.
... tüm kalbimle
... daima sevgiyle
Şebnem Özenç